1.Akik
İlk bulunduğu yer olan Sicilya'daki Achates Nehri, taşa adını vermiştir. Renk olarak krem-bej, kırmızı-kahve ve gri-mavidir.
Vücuda temas ettiği sürece insana "ferahlık" verdiğine inanılır. Müslümanlarca "nazar taşı" olarak kullanılan akik'in iki türü eski Kızılderililerin "uğur taşı"dır.
2.Ametist
Menekşe veya mor renkli kuvars kristali Ametist ismi yunanca "amethystos" yani "sarhoş olmayan, sarhoşluktan koruyan" demektir. Eskiden (özellikle Yunanistan'da) insanlar, içki içtikten sonra sarhoş olmamak için bu taşı yanlarında taşırlarmış.Eflatun rengi soğuk ve sıcak renklerin birleşimidir ve bundan dolayı hayli etkileyicidir.
3.Aytaşı
Adularya ve Feldispat olarak da isimlendirilir.
Taşa Aytaşı denmesinin bir sebebi, beyazımsı ve damarlı dış yüzeyidir. Diğer bir sebebi, beyazımsı ve damarlı dış yüzeyidir. Diğer bir sebebi ise, öteden beri bu taşın Ay'ın gücünü yoğunlaştıran, bir güç taşı olarak görülmesidir. Gece çıktığı için Ay her zaman aşkı temsil etmiş ve bu sebepten dolayı, üretkenliğin ve ihtiraslı sevenlerin taşı olarak kabul edilmiştir.
Renk olarak beyaz, sarımsıdan griye kadar, açık kahve, açık mavi ve şeffaf dır.
4.Firuze (Turkuaz)
Türkçe "camgöbeği" de denir. Kendine has gök mavisi (=firuze) tonu için camgöbeği yeşili veya Türk mavisi deyimleri kullanılır. Zamanla havanın nemi ile veya suyla temas ettikçe rengi yeşile döndüğünden Yaşayan Taş ismiyle de anılır. Türkiye üzerinden Avrupa
'ya sevk edildiği için Türkis (kalde dilinde Torkeja) denmiştir.
5.Granat (Garnet, Lal)
Kelime anlamı "çekirdekli" yani "nar" olan Latince "granatum" kelimesinden adını almış, verimliliğin ve döllenmenin sembolü olarak görülmüştür.
Çok eskilerde bile Granat çok değer verilen bir taştı. O içinden çıkılmaz görünen durumlarda aşkın ve umudun sembolü olmuştur.
Orta Çağ'da ölümsüzlük taşı olarak da görülürdü. Kendilerini yaralanmalardan koruması için, şövalyeler kılıç ve kalkanlarını bu taşla süslerdi.
Hintliler Granatı, insanlığın devamlı değişimi ve evrimsel gelişim için bir sembol olarak görürlerdi.
Genellikle rengi koyu kırmızıdan eflatuna-kırmızıya kadar giden bir renk yelpazesine sahiptir.
6.İnci
Bir kum tanesi veya başka yabancı madde, midyenin iç tabakası ile kabuğu arasına ulaşırsa, inci oluşmaya başlar. Midyenin yoğunlaştırılmış sedefli iç salgısı tabaka tabaka bu yabancı maddenin etrafını sarar. Bezelye büyüklüğündeki bir inci oluşumu 15 yıl kadar sürebilir.
Kültür incileri bu yabancı madde insan eliyle midye içine yerleştirilmektedir. Böylelikle 4-10 yıl arasında inci elde edilebilir.
7.Kaplan Gözü
Kuvars kristallerinin bir türü Kaplan Gözü'dür. Tıraşlandıktan sonra, taşın limon lifleri aynı kaplanın gözü gibi parlaklığa ulaşır. Altın renkli ve kahverengi şeritlidir. Taşın mitolojik hikâyesi bunun üzerine kuruludur.
Ezelden Beri Kaplan Gözünün, taşıyanın görme gücünü artıracağı ve gerçek dostu, sahte dostlardan ayırt etme gücü vereceğine inanılır.
8.Kuvars
Birçok ülke ve kültür üzerinde bu taş sihirli bir hayranlık uyandırmıştır. Yunanca bu anlamında olan "Krystallos" kelimesinden adını almıştır.
Uzun süre bu taşın taşlaşmış bu olduğuna inanılmıştır. Sağlam ve şeffaf yapısı bu taş; bilgelik, cesaret, sadakat ve güç taşı olarak değişik anlamlar verilmesini sağlamıştır. Yüzyıllardır sihir ve tedavi amaçlı kullanılmıştır.
9.Labradorit
İlk olarak 1770 yılında Kanada'daki Labrador sahillerinde Çek misyoner Pater Adolf tarafından bulunmuştur.
Labradorit'in özelliği taşın hareket ettirildiğinde veya yer değiştirildiğinde renginin de maviden yeşile dönüşmesidir. Renk olarak metalik gri-mavi ve yeşilin tonlarında mat gri, ışıltılı gri olmuştur.
10.Lapis Lazüli
Yüzde 5 su içeriği olan bakır karbonattır. Kristal yapısı birbirine dik ama farklı uzunlukta olan eksenlerden oluşur. Başkalaşım oluşumu olup yoğunlukla malahit ile birlikte bakır yataklarında bulunur.
Lacivert hatta siyaha giden tonları mevcuttu ve camsı bir parlaklığı vardır.
11.Malahit
Malahit her zaman kadınların taşı olarak görülmüş ve birçok kültürde bir tanrıça'yı temsil etmiştir. Bütün güzelliği ve şehvetiyle hatta yoldan çıkarıcılığıyla, taş sadece aşk, sevgi ve şans değil, taşıyanına tam tersini de sağlayabilinirdi.
Orta Çağ'da Taş özellikle çocuklar için gülcü bir koruyucu olduğuna inanılır ve kötü ruhlardan koruması için beşiğine konurdu.
Koyu yeşil- açık yeşil damarlıdır. Şeffaf değildir.
12.Mercan
Mercan insanlık var oldu var olalı koruyucu tılsım olarak kullanılmıştır. Mısır'da ölüler alemine geçişi kolaylaştıracağına inanıldığı için, kral ve yüksek din adamlarının mezarlarına konulurdu. Taşın renginden dolayı içinde Tanrısal kan bulunduğu ve yüksek etkileşiminden dolayı taşıyana şans ve zenginlik vereceğine inanılırdı.
Mercan mineral değil organik olup, deniz canlılarının iskeletidir ve destek iskelet olarak küçük poliplere yardımcı olmaktadır. Bu poliplerin bıraktıkları kalsiyum içerikli maddeler binlerce yılda, renk ve ihtişamıyla dünya harikası olan çok büyük mercan kayalıklarının oluşumunu sağlar.
13.Pembe Kuvars
Kuvars kristallerinin cinslerine göre çeşitli isimleri vardır. Antik çağdan beri Pembe Kuvars aşkın sembolü olarak kabul edilmiştir.
Yunan Mitolojisi'ndeki bir efsaneye göre: Pembe Kuvars, bu taş vasıtasıyla gerçek ve içten aşkın gücünü öğrenmeleri için, Aşk Tanrısı Eros tarafından insanlara sunulmuştur.
14.Yakut
Adını Latincede "kırmızı" anlamına gelen "rubius" kelimesinden almıştır.Koyu kırmızıdan violete kadar uzanan bir renk yelpazesine sahiptir.
Antik Çağ'da elmastan sonra en değer verilen taş olmuştur. Renginden dolayı, mitolojide bütün değerli taşların anası olarak kabul edilerek toprağın kanı, yaşamın ve sevginin temsilcisi olarak görülmüştür.
15.Yeşim
Binlerce yıldır Çinliler Yeşim taşını en değerli taşlardan biri yapmışlardır. Bugüne kadar da tedavi ve şans taşı olarak ilk sıralardaki yerin korumuştur.
Efsaneye göre büyük Çin ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumların donmuş hali Yeşim taşını oluşturmuştur. Günümüzde bile Çinli işadamları ellerinde Yeşim'den tılsımlar taşırlar; bir işe başlamadan önce onu tutar, okşar ve ondan güç alırlar. Eski tarihlerde Yeşim o kadar istenen ve önem verilen bir taş olmuştur ki, o dönemlerde değeri altını bile geçmiştir. Erdemi, bilgeliği, adaleti, merhameti, alçak gönüllüğü ve cesareti simgelediğine inanılırdı.
16.Zümrüt
Beril grubunun en değer verilen taşıdır. Dünyanın en kıymetli taşlarından biri olan Zümrüt, Avrupa, Asya'nın eski kültürlerinde, mitlerin ve efsanelerin taşı olmuştur.
Antik Yunan'da, "Tanrılar" la "İnsanlar" arasında aracı olan, Hermes'le özdeşleştirilen Zümrüt, bundan dolayı Tanrısal ölçülerin simgesi olmuştur.
Zümrüt yeşil renginden dolayı, bitki dünyasının da bir sembolü olarak görülmüş ve yağmur yağdırdığına inanılmıştır. |